Insan hafizasi yalniz yasananlarla degil, anlatilanlarla da sekillenir. Bir cumle bazen yillar sonra hatirlanir, bir paragraf bir devri yeniden kurar, bir kitap ise unutulmaya yuz tutmus bir istikameti tekrar gorunur kilar. Bu yuzden kelime, sadece ifade degil ayni zamanda muhafaza aracidir.
Toplumlar da fertler gibi hafiza ile yasar. Neyi nasil anlattiklari, nelere isim verdikleri ve hangi sozleri nesilden nesile tasidiklari onlarin ruh iklimini belirler. Metin, bu aktarimin en sahih bicimlerinden biridir; cunku ses kaybolsa da yazi kalir.
KaleMim’in nesriyat anlayisinda metnin kaliciligi bu yuzden merkezde durur. Bir yazi o gunun ihtiyacina cevap verirken yarinin insanina da seslenebilmelidir. Okur kitapla bulustugunda yalniz bilgi edinmemeli; ayni zamanda bir hafizaya, bir geleneye ve bir mana cizgisine temas edebilmelidir.
Kelimelerle kurulan hafiza, gecmisi dondurmak icin degil bugunu istikametli kilmak icin gereklidir. Hatirlayan insan daha derin dusunur, daha dikkatli konusur ve daha sahih secimler yapar. Bu sebeple biz, kalemin biraktigi izi yalniz sayfada degil zihinde ve kalpte de onemseriz.